Cahit Toprakçı

eğitimin felsefesi
Eğitme - öğretme etkinliklerinin arka planında, işin felsefesi nin belirleyici olduğunu söyleyebiliriz. Bu durum aslında tüm insan faaliyetleri için genelleştirilebilir. Eylemlerinizin arka planını, düşüncelerimiz, inançlarımız, amaçlarımız, hayat felsefemiz oluşturur. Hayata verdiğimiz anlam, beklentilerimiz, ideallerimiz davranışlarımızı şekillendirir.
Bireyler için söz konusu ettiğimiz bu durum, devlet için de geçerlidir. Devlet adını verdiğimiz siyasi-idari organizasyon, bireylerle yapılan bir sözleşmenin sonucu olarak hayat bulmuştur. Bireyler, adalet, güvenlik ve özgürlüklerin güvenceye kavuşturulması karşılığında, zor kullanma ve diğer yetkilerini devlete(siyasi toplum)emanet etmektedir. Sivil toplum tarafından oluşturulmuş ve bireyin mutluluğunu amaç edinmiş olan devlet, bir takım hizmetleri sunma amacındadır.
İşte bu hizmetin sunuşunda, yukarda sözünü ettiğimiz, felsefi geri plan önem arz etmektedir. Eğitime bakışı, felsefesi, beklentisi, devletin bizzat kendisini ne olarak gördüğü ile ilişkilidir. Dünyamızda devleti, bireyüstü, ondan kopuk, kendi başına bir varlık olarak görme anlayışlarına da şahit olmaktayız. Böyle olunca devlet, kendine uygun halk yaratma çabasına girmekte, bunun için eğitimi araç olarak görmektedir. Bireylerin yetenekleri, icatçı potansiyeli, önemsenmeyerek, onun kendini gerçekleştirmesine, fırsat tanınmayacaktır.
Bireyin verileni olduğu gibi ezberlemesi, tekrar etmesi, eğitim için yeterli bir amaç olacaktır. Devletin, temel siyasi tercihlerini, serbest bir katılım ve tartışma ortamı içerisinde oluşturduktan sonra, bunları bireylere benimsetmek doğaldır. Böyle bir siyasi – toplumsal beklentinin eğitim içeriklerine yansıtılması yadırganmaz. Ancak totaliter bir anlayışın, eğitim kanalıyla aktarılması hoş görülecek bir durum değildir.
Demokratik bir anlayışla eğitime bakmak, beklentileri, hedefleri, yöntemi, içeriği bu doğrultuda şekillendirmek gerekmektedir.
özgürlükçü yönetim - baskıcı yönetim yazısı için tıklayınız.
Bugün: 1
Toplam: kez okundu
