Hakkı Pirdal


biyografim

İnsanı tanımak, onun iç ve dış faktörlerin tesirinde kalan bir varlık olduğunu kabul etmekle başlamaktadır. İnsan oldukça derin ve manalı bir iç dünyaya sahiptir. İnsanın kendi hayatını yazmak kadar çok zor olan bir şeyin olmadığını düşünüyorum. Başkaların hayatlarını okumak hep bize kolay geliyor.

Giresun ili Doğankent İlçesi Çatalağaç (ŞADI) köyü 1950 doğumluyum. İlk Okulu Çatal ağaç köyü ilkokulunda, Ortaokulu Doğankent Ortaokulunda, liseyi Giresun Sanat Enstitüsü Torna tesviye bölümünde bitirdim. Çocukluk yıllarımı rahmetli Annemle beraber yokluk, yoksulluk içerisinde geçirdik. Bize önderlik yapıp da hiçbir yol gösteren olmadı çünkü babam yanımızda yoktu. Çekmiş olduğumuz sıkıntılar, yokluk, yoksulluk içinde uzun bir maratondan sonra sona ermiş olsa bile anlatılması ve izah edilmesi oldukça çok zor. Babam o yıllarda Antalya’da D.S.İ.de çalışıyordu, babama yaşamış olduğumuz hayatımız hiçbir şekilde yansıtılmamıştı. İçeriğini halen bilmediğim detaylı birileri tarafından bir mektup yazılır ve babam izine gelip bizim yaşadığımız hayat şartlarını öğrenip çalışmak üzere iş yerine döner. Yaşadığımız hayat şartlarında herhangi bir değişikliğin olmadığını tekrar öğrenip,1962 yılı sonunda iş hakkını fes ederek bizim yanımıza köye döner ve çekmiş olduğumuz o çileli hayatımız sona ermiş dünyalar bizim olmuştu. Babam Doğankent’e hayat yaşamını, bizim geleceğimizi düşünerek ahşap doğrama üzerine bir iş yeri açmıştı. Rahmetli annemle bizde köydeki işlerimizi yapmak için çalışıyorduk.

Unutmaya çalışsam bile unutamadığım o çocukluk ve gençlik yıllarımı köy-yayla, yayla-köy arasında hep koşuşturmakla geçti. Yaşadığım ve geçirmiş olduğum o çileli, acılı ve kederli günlerimi hiçbir zaman unutamam, okuduğum yıllarda yaz tatili zamanlarımda köy ve yaylanın işini bitirdikten sonra babama yardımcı olmak, onun mesleğini de öğrenmek için çalışıyordum. Hiç boş zamanım olupta sosyal yaşantım olduğunu söylemem doğru olmaz. Hep eziklik ve burukluk içinde yaşadım desem daha doğru olur.

Eşim muallim Mehmet Güvendi’nin kızı Gül hanım Güvendi ile 1973 yılında evlendik. Bu evliliğimizden Yavuz, Yeliz, Filiz isimlerini verdiğimiz üç evladımız dünyaya geldi. Çocuklarımızın üçüde evli olup bu evliliklerinden dört torun sahibiyiz.

Oğlumuz Yavuz kendisi gibi emniyetçi olan devre arkadaşı Rana ÖZTÜRK’le evli olup, Özer ismini verdikleri bir erkek evlada sahipler. Gelinimiz ve oğlumuz emniyet amiri olarak gelinimiz Ankara’da, oğlumuz yurt dışında görev yapmaktadırlar.

1980 Yılında TEK. Genel Müdürlüğünde İşe girerek Ankara Sarıyar H.E.S.İşletme Müdürlüğü- İş yerinde çalışmaya başladım. Bu iş yerinde 25 yıl 2 ay işletme vardı ya operatörü olarak görev yaptıktan sonra kendi isteğimle 2005 yılı temmuz ayında emekli olarak Ankara’ya yerleştim. Halen- Ankara’da ikamet etmekteyim.

Hayatımda yaşadığım süre zarfında hayatın ne demek olduğunu, olumlu, olumsuz yönlerini hayat felsefesini hep yaşayarak görmeye çalıştım.

Unutmamak, Unutulmamak adına esenlikler dileği ile sevgilerimi sunuyorum.

Saygı ve Sevgilerimle, esen kalın.


Bugün: 2
Toplam: 431 kez okundu