Hakan Birlik



ÖZGEÇMİŞİM

24 Haziran 1974 Aydın Söke doğumluyum. Üç kardeşten en büyüğüyüm. İlk orta öğrenimimi Söke’de tamamladıktan sonra özel okul sınavları sonucu özel Türk lisesini burslu kazandım. Lise 3 de özel okulda okuyan sınava giren öğrencilerin orta öğretim başarı puanının da önemli bir kesinti olacağından Söke yavuz selim lisesine geçiş yaptım. Bu okuldan 1991 yılında mezun oldum.1991 yılında yapılan öss sınavında Ege üniversitesi ziraat fakültesi peyzaj mimarlığını kazandım ama kayıt yaptırmadım.1992 yılında öss sınavında Uludağ üniversitesi fen fakültesi matematik bölümünü kazandım.4 yıl süren eğitimim sonucu değerli hocalarımızın önerisi ile TÜBİTAK kurumunun projesinde öğrenci olarak yer aldım. İlk tayinim böylece Ankara oldu.1999 yılında kendi özel durumumdan dolayı Sakarya Sapanca şimdiki adı METEM eski adı Endüstri Meslek Lisesi’ne tayinim çıktı.2000 yılında askerlik görevim nedeniyle öğretmenliğime 16 ay ara verdim. Sivas Yıldızeli Çoban saray köyünde asteğmen olarak görev yaparken boş geçen zamanlarımda öğretmen olarak görev yaptım. 2002 yılında Anadolu kadrosu aldım.2002 den 2005 yılına kadar Sakarya 1.Endüstri meslek lisesi Anadolu kısmında öğretmenliğime devam ettim.26 Haziran 2004 yılında eşim Suenda Birlik ile evlendim. Eşim de benim gibi öğretmen. Sakarya Zübeyde Hanım i.ö.okulunda anasınıfı öğretmeni olarak görev yapıyor.2006 dan dan beri Arifiye Anadolu öğretmen lisesinde görev yapmaktayım.


DEĞERLİ HOCAMA

2006 yılında okula ilk geldiğim günü hiç unutamam. Kareli ceketli, güler yüzlü bir kişi ile tanışmıştım adı Mustafa Tahsin Güvendi idi. Halen de gülüyor Allah bozmasın neşesini. Neler bahsedeceğim bilmem ama aklımdan geçirmiştim daha öncesinde yazacaklarımı. Şimdi inanın yazamıyorum.

O, okulumuzda sevilen en iyi idarecilerden birisidir. Pazartesi ve Cuma günleri bayrak törenlerinde gözler ondadır. Bir de güler yüzü hep karşımızda. Onu kızarken görmemiz o kadar azdır. Diğer idarecilerden bana göre farklı, çünkü odası üst katta:)Değerli okul müdürümüz ve diğer müdür yardımcılarımız bana kızmasınlar. Okulu ben her yönüyle seviyorum ne de olsa benim okulum. Öğrenciler yanına izin almaya geldiğinde, güzel seslenişini hiç unutamıyorum. İzin konusunda hassas bir insandır. Ama babacandır. Hepimize örnek bir insandır. Onunla tanışmamızdan sonra bir gün okul dergisinin eski bir sayısında yazdıklarını okuduğumda gerçekten hocamdan etkilendim. Aslında sakin duran hocamın yüreğinde ne fırtınalar kopuyormuş ve haberimiz yokmuş. Edebi yönü de ağırdır hocamın. Çok duygusal bir insan. Aile yaşantısıyla da mütevazı gerçekten.

Öğretmenlik hayatımın şu anlarında onunla çalışıyor olmak ne güzel, daha nice yıllar çalışmayı Allah bana nasip eder inşallah. İlk geldiğimde adını sorduğumda ‘em ti ci’ diyorlar ama ben içimden bu ne demek diyorum. Kısa bir zaman sonra her şeyin neden ‘em ti ci’ olarak kısalaştığını anladım. Aslen Giresunludur özellikle Doğankent, bu şehir başka bir anlamlıdır onun için, nerelisin demene gerek yoktur ona. Çünkü bilgisayarının masaüstünde uçsuz bucaksız Giresun yaylaları ve yeşilin her tonu karşındadır. Bir bakmışsınız dır o yaylalarda yürüyordur. Serin yayla rüzgârını almış arkasına çoban olmuştur koyunlarına. Ben bu kadar anlatabilirim onu. Ülkemiz her yönü, her bölgesiyle her şehriyle bir cennettir. Ayten Alpman’ın şarkısının adı gibi: ‘BİR BAŞKADIR MEMLEKETİM’

Bizler genelde okulda yoğun olarak günler geçiririz ama bir gün dikkatimi çekti. Öğlen haber izlerken kanal değişmiş. Hemen olmuş Karadeniz tv. Ve keyifle izlenmeye başlanmış. Anlaşılır ki Mustafa hocam odamıza gelmiştir.

Daha ne diyeyim bilmiyorum ama kendisini çok seviyorum. Eğitim hayatına devam eden ve mezun öğrencilerimizle yaptığımız sınıf sohbetlerinde hocalarını çok sevdiklerini söylüyorlar. Bizim öğrencilerimiz şanslı çünkü onların her yönüyle mükemmel bir Mustafa Tahsin hocaları var.

Son olarak insanlar doğar, büyür ve ölürler. Bu zaman içerisinde hayatımız da bazı anılar kalır bazı kişilerden, ama asla bu anılar silinmez. Benim için de Mustafa hocam böyle bir insan. Daha nice yeni nesiller yetiştirmesini ve sağlıklı uzun bir ömür yaşamasını Allahtan dilerim kendisine.

Yazıma son verirken bir cd kapağın da yazan şiir i yazmak istedim. Şiirin kime ait olduğunu bulamadım. Değerli hocama ithaf ediyorum.

‘Çiçek açar, bala çalar, toz kalır
Yağmur yağar, rüzgâr gelir, sis kalır
And içilir, kar biçilir, söz kalır
Sevda olur dilde, gözde yaş kalır.
Devir budur, doğru dürüst az kalır
Gönül ister dünyalığa çok gelir
Para değil, mevki zevki hiç kalır
Zaman geçer, ömür biter, iz kalır.’



Bugün: 1
Toplam:  kez okundu