Hüseyin Güvendi

biyografim
1955 Yılının haziran ayında Şadı(Çatalağaç) köyünde doğdum. İlkokulu Çatalağaç köyü'de okudum. Ortaokulu Kürtün de başlayarak, Doğankent de bitirdim. Ben ailenin belki de en şanslı çocuğuydum. Çünkü bir yandan babam diğer yandan Öğretmen olan İsmet ve Mehmet ağabeyimler bana her konuda destek oluyorlardı. Onların da yönlendirmesi ile Giresun Ticaret Lisesine girdim. O zamanlarda bu Okul iyi tanınmıyordu. Okulda hocalar iyi bir okula geldiniz derken, dışarıda ki halk bakkalcılık için mi bu Okulu seçtiniz diyorlardı. Allah rahmet etsin annemin babası (hoca dedem) kendisini ziyarete gittiğimde; oğlum nerde okuyorsun diye sormuştu. Ticaret lisesinde deyince aferin siz iyi bir seçim yapmışınız. Çünkü devlet memurunun maaşını herkes bilir. O yüzden bereketi az olur, ama ticaretle uğraşanın kasasını kendisinden başka kimseler bilemez. Bereketli olur demişti.Ben de içimden derin bir of çekmiştim. Moralim düzelmişti.Dedemin desteği okulumu daha çok sevmeme vesile olmuştu.
1973-1974 öğretim yılında başarı ile bu okulu bitirdim.1974-1975 öğretim yılında Üçtaş köyü İlkokulunda vekil Öğretmen olarak görev yapmaya başlamıştım. Öğretmenliğe bayağı ısınmıştım. Aileden de esintim olacak galiba, Eğitim enstitüsü sınavlarına girerek yedek de kalmıştım. Çok üzülüyordum. Babam bana bunda da bir hayır vardır oğlum, senin daha iyi işlere imza atacağına inanıyorum. Öğretmenlik kutsal bir meslek, ama senin diğer işlerde daha başarılı olman için dua ediyorum. Ayrıca İşe girmede senin diplomanın bir ayrıcalığı var diyerek beni teselli etmişti. Ayrıca o yıl evlenerek, YAYKUR Şimdi ki açık yüksek öğretimin Turizm Ticarete Kayıt yaptırmıştım. O vesile ile gittiğim ANKARA da dönemin en güçlü isimlerinden Nizamettin EKMEN Bey'den iş konusunda yardım istemiştim. Bana cevabı şahsi işlere bakmıyorum,deyince ben de, Giresun'a toplumu ilgilendiren hangi projeniz var diye sormuştum. Biraz kızgın biraz da alaycı tavırla, sen benden iyi siyasetçi olursun. Düşünürüm deyince, sana bir mektup vereyim. Giresun kâğıt fabrikasına işe başlarsın dedi ve yazdı. Gerçekten işim oraya oldu. Evrak hazırlama safhasında benim muayene kaçağı olduğum ortaya çıktığından işe başlayamamıştım. Okuldan da tecil belgesi alma hakkım olmadığından işe başlayamamıştım. Karar vermiştim askerliği yapmaya. O arada Yerlice İlkokulunda vekil öğretmenliğe devam ediyordum. Askerlik yüzünden hem işten hem tahsilimden, hem de çağrıldığım Eğitim Enstitüsünden mahrum olmuştum. Belki de hayatımın en dramatik anını o zaman yaşamıştım.
1979 yılında askerliğimi bitirdim. Aynı yıl Çatalağaç köyü ilkokulunda görev yaptım, 1980 yılında BURSA da Ülkemizin en eski ve öncü tekstil fabrikası ile anlaşarak, orada memur olarak göreve başladım. Yine bunda Mehmet ağabeyimin katkısı çok büyüktü. 1982 yılında kızım Dilek, 1985 yılında Oğlum Güner, 1995 yılında da oğlum Caner dünyaya geldi. Başarılı geçen çalışma hayatımda ufkum açılmıştı. Fabrikada çok önemli sorumluluklar almıştım. Birçok mesleki eğitimlere katılmıştım. Herkesin saygı duyduğu, güvendiği ve sevdiği biri olmuştum. 1999 yılında Genel müdürümün tavsiyesi ile yapılan seçimlerde Bursa İl genel meclisine 7.sıradan seçilmiştim. Aynı yıl başka bir fabrikaya idareci olarak geçmiştim. Bir yandan da Giresunlular derneğinin başkanlığını yürütüyordum. Sorumluluğum ve tempom daha da artmıştı. Yol ayrımındaydım. Çok yüksek oy oranı ile beni seçen seçmenlerime olan sorumluluğumu yerine getirebilmek için 2001 yılı sonunda emekliye ayrılarak işimden; istifa ederek dernek başkanlığından ayrıldım.
2004 yılında yapılan seçimlerde tekrar seçilerek görevime devam ediyorum. İl genel meclisinde çok önemli görevler de bulundum. Sevgi ve saygılarımla.
Bugün: 5
Toplam: 1685 kez okundu
