Yakup Pir


örnek alınacak insan


Tanrı insanları eşit olarak yaratır.derler.Bu konudaki bilgim yetersiz. Ancak bazılarını örnek davranışlar ve özel meziyetlerle donatır ki,bunu kullanabilenler herkes tarafından sevilir sayılır,Topluma rehber olur . Örnek olur. Hatta ilerde de efsane olur.

Mustafa Tahsin’de bu ender insanlardan biridir benim gözümde.Aslında ayrı mahallelerde oturduğumuzdan ve akran olmadığımızdan sadece yaylada görebiliyorduk birbirimizi.Fazla uzun süre olmasa da birlikte çobancılıkta yaptık.Her sabah bizi sıraya dizer kahvaltıda ne yediğimizi sorardı. Tabi o zamanlar çay,zeytin,peynir,yumurta nerdeee? Döşeme,çorba,katık…….O sabah yediğimiz yemek bizim o günkü lakabımız olurdu...Benim lakabım genelde döşeme olurdu.

Dedim ya akran değiliz ama benden fazla da büyük değil.Ben biraz geç başladım okula, bir yıl da ara verdim. Bu arada kendisi öğretmen olmuş, Doğankent Lisesi’ndeydi.(1980-81)Bende lise son sınıfta oraya geldim.Benim yabancı dilim Almanca olduğundan İngilizce’den muaftım.Yani benim dersime girmiyordu ama bizim sınıfa derse giriyordu.

Büyük büyük öğrencilerdik.Ben yeni gelmiştim.Benim gibi lise son sınıftaki öğrenciler duvarlarda oturur ,hiçbir öğretmene saygı göstermezlerdi.Ama O geldiğinde herkes duvardan iner kendine çeki düzen verirdi.O bu durumun farkında olmalı ki bıyık altından hafifçe gülümser geçerdi. O’na karşı olan bu saygısının sevgiden kaynaklandığı belliydi.

Okulda öğretmenler sınıflar arası bilgi yarışması düzenlemeyi düşünmüşler.Sınıfta üçer kişilik grup oluşturuken gerek bana güvendiğinden gerekse kayırdığından beni de üç kişilik gruba aldı.Aldı ama ben, beni taşıyamayacağım bir yükün altına soktuğunu düşünüyordum.Çünkü hiçbir zaman okumanın geleceğe yatırım olduğu fikrini kavrayamamıştım.Hiç ders çalışmazdım.Aslında zeki idim ama bizi yönlendirecek kimse yoktu.

Artık çalışma zamanıydı. Kazanamazsak benim yüzümden Mustafa Tahsin’in öğretmenler arasında karizması çizilebilir diye düşünüyordum.Çünkü Mustafa Tahsin’in köylüm, akrabam ve aynı zamanda da eniştem olduğunu herkes biliyordu.Hayatımda hiç bu kadar ders çalışmamıştım.Öyleki gece yattığımda kitaptaki yazılar gözümün önünden film şeridi gibi teker teker geçiyordu.

Sonuçta bilgi yarışmasında birinci olduk.Mustafa Tahsin için değil de kendim için çalıştığımı üniversite sınavında sorular önüme geldiğinde anladım.Bir aylık çalışma ile Eğitim Enstitüsünü kazanmıştım..Herkes şaşırdı. Öyleki , Mustafa Dayım Ankara’dan gelirken Doğankent’te“Yakup kazandı” dediğinde Salim Hoca bile şaşırmıştı.

Bazı insanlar insanın hayatına bu derece etki ediyor işte.

Teşekkürler Mustafa Tahsin Güvendi

Yakup PİR yakuppir28@hotmail.com
Tekebaşı Kurtuluş İlköğretim Okulu
31820-Samandağ/HATAY

Toplam Yorum: 2


Gön: Esma GÜVENDİ (IP: 88.242.234.189) Tarih: 22/02/2008 18:36
..
Yakupcuğum yazını okudum, harika teyzem bana ders çalıştırmıştın demiyorsun Mustafa'yı kıskandım. Çocuklarını, eşini ve seni öpüyorum.



Gön: cevdet günçaldı (IP: 78.191.48.142) Tarih: 26/02/2008 20:56
eygidi memleket
sevgili yakup abi yazını okudum köyde yaşayan eski insanların geçmişi hiçbirbirlerinden farkı yok ben geçmişimle gurur duyuuorum.hani derlerya hangi çağda yaşıyoruz benim için en güzel çağ 1990 dan önceki çağdır.


YORUM EKLE
(*) Lütfen Tüm Alanları Doldurunuz.
Adınız - Soyadınız :
Email Adresiniz :
Yorum Başlığı :
Yorumunuz :

Bugün: 1
Toplam:  kez okundu