
şiirlerim
HAİN
Bazen düşünüyorum da,Sana metiyeler düzüyorum ya hani,
Aslında Sen hainsin Şadı
Şimdi niye diye sorma.
Biz seni hep sevdik.
Dağ demedik,bayır demedik.
Yağmur,çamur demedik.
Gün oldu dağlarında gıdı tekdik.
Gün oldu kırlarında gezindik.
Derelerinde balık avlayıp,
Çayırlarında ot güllük biçtik.
Yeri geldi ağladık,
Yeri geldi çaldık söyledik.
Ayrı kalınca özleyip,
Yayladan bile her gün seni gözledik
Yaşlanınca kolay gelelim diye
Her yanına yol ilettik.
Yetmedi kocaman direkleri
Sırtımızda getirdik.
Her yanını ışıklarla süsleyip,
Gecelerini gündüz eyledik..
Peki sen,
Sen ne yaptın bizim için,
Beşikte altımıza avu geleği,
Ayaklarımıza nasır bağlattın.
Bazen koyun kuzu peşinde,
Bazen gurbette,
Bazen de sevdiklerimizi alarak,
Bizi hep ağlattın.
Ot, güllük, alafını taşıtıp,
Bizi bodur bıraktın.
Şöyle boylu poslu
Yağız bir delikanlı yetiştirebildin mi?
Var mı bir sevda masalın?
Niye terk ettiler seni?
Niye yalnızsın?
Şimdi Memnun musun yeni halinden,
Güllerin kaybolmuş, orman olmuşsun.
Ederle kaşımışlar seni derelere dolmuşsun.
Her tarafına ilaç vurmuşlar.
Ya bitlenmiş kaşınıyorsun ya da uyuz olmuşsun..
Surat asma,
Yarmaçayı alır, kafana indiririm
Biz otunu güllüğünü traş ederdik te adama benzerdin.
Şimdi saç baş karışmış, darmadağın olmuşsun.
Yaşlanmışsın oğlum Benden beter olmuşsun
Yine de özlemim, hasretim
Sen bitmeyen şarkımsın.
Kıyar mıyım sana hiç,
Sen benim en son aşkımsın.
Bir gün her şeyi geride bırakıp,
Özlemimi, hasretimi alacağım.
Kucağına upuzun yatıp,
SENDE TOPRAK OLACAĞIM.
RÜYAMDA
Geçen gece rüyamda bizim köye çıkmışım.
Her yer alvalı çiçek, millet herk ediyordu.
Hozan başı, İnyanı, Temelgil yana çıktım.
Ilaz Memet yukardan Ora Şenol diyordu.
Hayal mayaldi biraz da zor seçtim
Şaban Ali harmanda baba diyordu..
Şaban Dayım guzlarda dönüp duruyor,
Elinde bir girebi, zerdava arıyordu..
Ordan gırana çıkıp, öğüze doğru baktım.
Bekdeş kızının sesi, biraz gür geliyordu.
İki büklüm olmuş yaşlı bir kadın,
Taş başına yukarı davarı heyliyordu.
Ordan Dikyol'a çıkıp bir sigara tüttürdüm.
Dere gözünde Ahmet balık kovalıyordu.
Çaykara’dan Dikyol'a boruları döşemiş
Bekdeş Memed'le amcam bize su alıyordu.
Anamı aradım sığır yanında ,birde babamı..
Her biri teker teker gözümde tütüyordu.
Teknedaş,,Uzunçayır,ve dahası Ören de
Her yaykın ağacında bir guguk ötüyordu.
Arkalardan dolanıp, Çağlanbaşına indim
Ali amcam Tezyanda bahçe ayıklıyordu.
Omzunda radyo, elinde dürbünüyle,
Memet babam bacada etrafa bakıyordu
ŞADI'M
Sana bu kez zorunlu geldim.
Beyaza bürünmüş gelin gibiydin.
Bilmiyormuş gibi olup biteni,
Bize bir şeyler sorar gibiydin.
Ne insan, kuş ne rüzgar sesi
Sessiz sinema oynar gibiydin.
Yollarında sular oluk oluktu.
Sende bizimle ağlar gibiydin.
ŞADI
Ah !
Bir bilsen seni nasıl özledim
Buralarda evsizim yersizim
İmkanım olsa,zamanım olsa
Her gün sana gelmezsem
................m
Ah !
Şimdi başlarında kar üşüyorsundur
Ben uzaklarda yine sensizim
Bekar olsam ah ! birde genç olsam
Dönüp te sana gelmezsem
................m
Ah !
Bu yıl sana geldim bir ay ağladın
Derdin çok mu söyle kadersizim.
Sen yeter ki hep gül sakın ağlama
Sağlıklı olur da her yıl gelmezsem
................m

ŞADILI
Elin yolları geniş ışıklı
Senin yolların dönemeçli, ıssız.
Zaten gidecek arabanda yok.
Senin yolların ondan bakımsız.
Eksik olmaz dağlarında dumanlar
Yağmur çok yağar karla karışık
Elin yüzleri taş gibi gergin de
Senin yüzlerin ondan mı kırışık
Senin ellerden ne eksiğin var,
Oku, düşün biraz etrafına bak
Ellerin saçı hem gür siyah ta
Senin saçların neden böyle ak
Eller moda diye cepleri söker,
Senin ceplerin doğuştan sökük
Çocuklar seni aramıyor da
Yoksa boynun ondan mı bükük
Elin yolları fosfor bakışlı
Senin yolların çamurlu, taşlı
Çocuklar bu sene gelemiyor da
Senin gözlerin ondan mı yaşlı
Fındığa güvenip yatacağına
Ayağa kalkta biraz hak ara
Bağırıp çağırdın alamadın da
Yoksa bir yüzün ondan mı kara
İş vermeyenler erzak veriyor,
Git adını yazdır Muhtarı ara
Verilen kömürü yakamamışsın
Yoksa yüzlerin ondan mı kara
İLK SEVDAM
Bir sabah uyandım hava güzeldi.
Birden aklıma ilk sevdam geldi.
Her sabah geçerdi camın önünden
Masumdu, Ürkekti, Çok çekingendi.
Hep mektup yazar,selam vermezdi.
Beni görünce ne çok terlerdi.
Söylediğim sözlere "bende" deyince,
Yüzleri kızarır,sesi titrerdi.
Bir gün mektupla bir haber saldı.
İçimi hafiften bir korku sardı.
Açtım ki zarfta ne kağıt ne yazı,
Bahçeden koparılmış kuru bir çiçek vardı.
Tanıdık herkesle haber yolladım.
Geçtiği yolları her gün yokladım.
Zarfa koyduğu kuru çiçeği,
Tam dokuz sene açıp kokladım.
Tüm sevgilerimi üstüne saçtım.
Eski defterleri nereden açtım.
Değişmiş görür de,soğurum diye,
Otuz yıl oldu ondan hep kaçtım.
BABAM
Eskiden kar çok yağardı.
Kapıyı açtık mı içeri dolardı.
Babam erken kalkar namazını kılardı.
Babam essah adamdı..
Hey! Kalkın sabah oldu deyince,
Zorda olsa herkes kalkardı.
Giyer şalvarını yola çıkardı.
Babam essah adamdı.
Camı ardında köpekler önüne çıkar,
Güya erkeklik taslardı.
Babam yaklaşınca onlar kaçardı.
Dedimya babam essah adamdı.
Adet edinmişti.Babasına uğrardı.
Ilaz memed’ide alır yola çıkardı.
Hozan başı İnyanı Teknedaş’a çıkardı.
Eniştem de essah adamdı.
Eniştem Teknedaş babam dağkol’dan
Çıkınca yola
Dağ taş sevinir kucak açardı.
Yine söylüyorum babam essah adamdı.
Dedem hep derdi.”önce ateşi yakın.”
Ama o dinlemez karık açardı.
Kendine güveni sonsuz gözümde kraldı.
Babam essah adamdı.
Herkesi sever herkesi sayardı.
Herkese selam verir yada yollardı.
Yolda karınca görse,basmaz atlardı.
Babam essah adamdı…..
KÖYDE OLMAK VARDI
Köyümün dağları kardı borandı.
Her kapıda oynayan çocuklar vardı.
Yarı taş duvar ahşap evlerde
Eli öpülesi ne canlar vardı.
Gökçebel Gürgentepe yeni yollardan
Yaylaya yük taşıyan katırlar vardı.
Pirişıh,Çaylı oluk. Oluk ayaktan
Buz gibi içilen ne sular vardı.
Ocak yandan aşağı dört tekerlek ile,
Ard arda gelen çocuklar vardı.
Gonakkıranı’ndan köylere bakan
Şimdi toprak olmuş ne canlar vardı.
İstikam Oba Yeri Kızılcalarda
Otlayıp, meleşen kuzular vardı.
Akşam üstü olunca ocak ardında
Yakan top oynayan ne kızlar vardı
Dandu başından duman çıkınca
Yaylaya dönen Ahmet’im vardı.
Top oynamak için düz yer arayan
Şimdi yaşlanmış ne gençler vardı.
Babam amcam halam vardı.
Her yanımı hasret sardı.
Bu canlarla hep birlikte
Şimdi…Şimdi köyde olmak vardı.
OTUZ YIL SONRA
Otuz yıl sonra bir yerde gördüm.
Etrafı izliyor köşede durmuş.
Omuzlar çökük,göbek dizlerde.
Felek O’na da ne kötü vurmuş.
Şöyle bir dönüp yüzüme baktı,
Saç baş kapalı,yüzleri solmuş.
Nerde içimi yakan buğulu gözler
Kanlanmış artık, kıpkızıl olmuş.
Güzelliğinden eser yok artık.
Görmeyeli O ser sefil olmuş.
Unutamadığım o endamlı kız
Otuz yılda çöküp keyvanı olmuş.
Toplam Yorum: 0
Bugün: 1
Toplam: kez okundu
